Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada araştırmacılar, yaşlanma ve metabolik hastalıklarla ilişkilendirilen CML adlı ileri glikasyon son ürününü parçalayabilen CMLase enzimini geliştirdi. Enzim, laboratuvar ortamındaki yaşlı insan atardamarı örneklerinde CML düzeyini yüzde 70’ten fazla, cilt dokusunda ise yüzde 55’ten fazla azalttı. Bulgular umut verici olsa da yöntem henüz canlı organizmalarda test edilmedi.
Bilim insanları, uzun yıllar boyunca büyük ölçüde geri döndürülemez kabul edilen yaşlanmaya bağlı bir protein hasarını laboratuvar ortamında tersine çevirmeyi başardı. Revel Pharmaceuticals, Calico Life Sciences ve Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Kampüsü araştırmacıları tarafından geliştirilen CMLase adlı enzim, yaşla birlikte dokularda biriken Nε-karboksimetil-lizin (CML) moleküllerini hedef alıyor.
Çalışma, 14 Temmuz 2026’da Nature Communications dergisinde “Reversal of protein chemical aging by enzymatic deglycation” başlığıyla yayımlandı. Araştırmacılar, yönlendirilmiş evrim yöntemiyle 500 milyondan fazla enzim varyantını tarayarak CML’yi oksitleyebilen ve proteindeki değişime uğramış bölgeyi yeniden doğal lizin kalıntısına dönüştürebilen bir enzim geliştirdi.
CML, gelişmiş glikasyon son ürünleri olarak bilinen AGE ailesinin üyelerinden biri. Şekerlerin proteinlerle enzim kullanılmadan reaksiyona girmesi sonucunda ortaya çıkan bu kimyasal değişimler yaşla birlikte uzun ömürlü proteinlerde birikebiliyor. CML’nin kronik inflamasyon ve oksidatif stresle bağlantılı RAGE reseptörünü aktive edebildiği biliniyor.
75 yaşındaki atardamar dokusunda yüzde 70’in üzerinde azalma
Araştırmacılar CMLase’i yaşlı insanlardan alınmış doku örnekleri üzerinde de test etti. 75 yaşındaki bir bağışçıya ait abdominal aort dokusu enzimle gece boyunca inkübe edildi. Sonuçlarda, CML’ye özgü boyanmanın yüzde 70’ten fazla azaldığı görüldü.
Yaşlı insan cildi örneklerinde ise CML düzeyi yüzde 55’ten fazla azaldı. Araştırmacılar, işlem sonrasında ölçülen CML boyanmasının 31 yaşındaki bir kişiden alınan cilt dokusunda görülen seviyenin bile altına indiğini bildirdi. Bu sonuç “dokunun 31 yaşına döndüğü” anlamına gelmiyor; yalnızca incelenen CML kimyasal belirtecinin bu seviyeye gerilediğini gösteriyor.
64 yaşındaki bir kişiden alınan göz merceği proteinlerinde de CML miktarında kullanılan ölçüm yöntemine göre yüzde 45 ile yüzde 78 arasında azalma gözlendi. Laboratuvarda hazırlanan farklı proteinlerde ise CML azalmasının yüzde 52 ile yüzde 97 arasında değiştiği bildirildi.
Henüz yaşlanmayı tersine çeviren bir tedavi değil
Çalışmanın sonuçları yaşlanma araştırmaları açısından önemli bir kavram kanıtı sunsa da araştırmacılar klinik uygulamaya geçilmeden önce ciddi engeller bulunduğunun altını çiziyor.
Deneyler canlı insanlarda yapılmadı. Kullanılan insan dokularının önemli bölümü ince, formalinle sabitlenmiş ve parafine gömülmüş doku kesitlerinden oluşuyordu. Bu koşullarda enzimin hedef proteinlere erişmesi, canlı ve bütün bir organa kıyasla çok daha kolay. Araştırmacılar, enzimin canlı dokudaki yoğun hücre dışı matrikse nüfuz edip edemeyeceğinin henüz bilinmediğini belirtiyor.
Ayrıca CML’nin kimyasal olarak azaltılmasının dokuların mekanik özelliklerini gerçekten iyileştirip iyileştirmediği veya yaşlanmayla ilişkili hastalıkları önleyip önleyemeyeceği henüz gösterilmiş değil. Güvenlik, dozlama ve enzimin canlı organizmadaki davranışı da araştırılması gereken konular arasında.
Dolayısıyla çalışma, insanlarda “gençleşme tedavisi” geliştirildiğini göstermiyor. Bulguların önemi, daha önce kalıcı kabul edilen yaşa bağlı belirli bir protein hasarının enzim kullanılarak kimyasal düzeyde onarılabileceğini göstermesi.
Araştırmacılar bu yaklaşımın ileride yaşlanmayla ilişkili doku bozuklukları ve diyabete bağlı komplikasyonlar gibi CML birikiminin rol oynadığı hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek yeni yöntemlerin geliştirilmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyor.
Kaynak: Nature Communications, PubMed, Revel Pharmaceuticals
Derleme: OGÜNhaber GPT