
Mihri, 13 Aralık 1885’te İstanbul, Kadıköy’deki Ahmed Rasim Paşa Konağı’nda doğdu. Tanınmış bir ailenin mensubu olarak büyüdüğü ayrıcalıklı çevre, küçük yaşta resme başlamasına imkân tanıdı. Ailesinin Yıldız Sarayı ziyaretinde bir resmini sunduğu Sultan İkinci Abdülhamid’in teşvikiyle saray ressamı İtalyan Fausto Zonaro’dan bir süre ders alıp öğrenimine Avrupa’da devam etti. İstanbul’a döndükten sonra kadınların sanat eğitimi alma hakkını savunan Mihri, 1914’te girişimleriyle kurulan İnas Sanayi-i Nefise’nin ilk kadın müdürü ve resim öğretmenlerinden oldu.
Bürokratik kısıtlamalara karşın, aralarında Müzdan Arel, Güzin Duran, Nazlı Ecevit ve Fahrelnissa Zeid’in de bulunduğu öğrencilerinin açık havada resim yapmasına, canlı modelden çalışmasına ve eserlerinin görünürlük kazanmasına destek verdi. Döneminin önde gelen politikacı, gazeteci, kültür ve bilim insanlarıyla yolu kesişen sanatçı, bilhassa şair Tevfik Fikret ile yakın bir dostluk kurdu.

1922’de yeniden Avrupa’ya taşınan Mihri, Roma’da yaşadığı 1923 sonrasında Londra, Madrid ve Viyana’ya ziyaretlerde bulundu. 1927 yılında temelli New York’a yerleşti. Burada eserleri sergilenen bir ressam ve okullarda bilfiil ders veren bir eğitimci olarak faaliyetlerinin yanı sıra, League of Women Voters (Kadın Seçmenler Topluluğu) gibi kadın hakları derneklerinin etkinliklerinde yer aldı. Dahası yapılanmakta olan Türkiye üzerine ve kadınların özgürleşmesine ilişkin halka açık konuşmalar yaptı. Amerika Birleşik Devletleri 32. Başkanı Franklin D. Roosevelt, mucit Thomas Edison ve şair Edwin Markham gibi önemli şahsiyetlerin portrelerini resmeden Mihri’nin bugüne ulaşmamış eserleri arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün portresi de vardır.

“Mihri: Modern Zamanların Göçebe Ressamı” sergisi bu üretim ve deneyim dolu yılların dünya savaşlarından ekonomik buhranlara, rejim değişikliklerinden teknolojik atılımlara nice tarihî dönemece tanıklığına dikkati çekiyor. Sergi, Rollins College Arşivleri’nden muhtelif yazışmalar başta olmak üzere kapsamlı arşiv belgeleri, gazete haberleri ve dergi yazılarıyla seçili eserler eşliğinde, çağının pasif bir tanığından ziyade aktif bir katılımcısı ve öznesi olmayı seçen Mihri’nin hayatına dair çok yönlü bir anlatım geliştiriyor.