Haritada stratejik geçiş noktasını kırmızı daire içine alan ABD Başkanı, asırlardır dünya denizciliğinin kilit kavşağı olan boğazı resmen "Trump Boğazı" olarak adlandırdı.
Diplomatik teamülleri ve uluslararası deniz hukukunu hiçe sayan bu harita hamlesi, özellikle İran ve bölge ülkeleriyle süregelen gerilimin fitilini yeniden ateşledi. Paylaşım, Washington'ın Körfez'deki askeri varlığına ilişkin yeni ve tartışmalı bir meydan okuma olarak yorumlandı.
"Burası ABD toprağı sayılır": 2 Eylül mesajı gerçeğe mi dönüşüyor?
Trump'ın dünya gündemini sarsan harita paylaşımı aslında anlık bir çıkış değil; haftalardır adım adım tırmandırılan bir söylemin parçası niteliğinde. ABD Başkanı, 2 Eylül tarihinde yaptığı bir başka açıklamada Hürmüz Boğazı'nın fiilen ABD kontrolü altında olduğunu savunmuş ve geçidin adını resmen "Trump Boğazı" olarak değiştirmeyi teklif edebileceğini açıkça dile getirmişti.
Geçmiş dönemlerde yaptığı açıklamalarda da benzer provokatif çıkışlarını sürdüren Trump, söz konusu stratejik suyolunun Amerikan Donanması denetiminde bulunduğunu ileri sürerek buranın adeta bir "ABD toprağı" kabul edilmesi gerektiğini iddia etmişti.
Uluslararası ticaretin yaklaşık beşte birinin aktığı bu kritik boğaz üzerinde yapılan isim ve egemenlik hamlesinin, başta Tahran yönetimi olmak üzere küresel aktörler nezdinde nasıl bir yankı uyandıracağı ve sahadaki askeri dengelere nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.