• Asayiş

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde “şüpheli ölüm” tespiti

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespiti yapıldığını, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın “adam öldürme” suçundan sürdürüldüğünü açıkladı.
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde “şüpheli ölüm” tespiti
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespiti bulunduğunu bildirdi. Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme”, bazı doktor ve Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında ise “resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma sürüyor.
 
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespitine yer verildiğini açıkladı. Başsavcılık, Alihan Kuriş ve dosyada yer alan diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “adam öldürme” suçundan soruşturmanın sürdürüldüğünü bildirdi.
 
Başsavcılığın açıklamasına göre değerlendirme, Denizolgun’un 2016’da yapılan otopsisine ait video kaydı üzerinden hazırlanan Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporuna dayanıyor. Raporda, mevcut bulguların ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiği sonucunu kesin biçimde desteklemediği ve ölüm şeklinin yeniden araştırılması gerektiği belirtildi.
 
Bilirkişi incelemesinde 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, eski Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve 19 Ağustos 2026’daki fethi kabir işlemine ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirildi.
 
Bilirkişi raporunda dikkat çeken bulgular
 
Raporda, Denizolgun’un göğüs bölgesinde farklı boyutlarda dört ekimotik alan bulunduğu ve bu alanların altındaki dokularda kanama görülmesinin, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana gelmiş olabileceğini gösterdiği kaydedildi. Bilirkişi, eldeki veriler ışığında ağız ve burnun kapatılması yoluyla öldürülme ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağını değerlendirdi.
 
Bununla birlikte bu değerlendirme, Denizolgun’un kesin olarak öldürüldüğünün tespit edildiği anlamına gelmiyor. Raporda, ölüm nedeninin kesin biçimde belirlenebilmesi için yeni analizlerin yapılması ve dosyanın Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kurulları tarafından birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
 
“Doğal ölüm” raporuna ilişkin de soruşturma
 
Başsavcılık ayrıca 17 Ekim 2016 tarihli ve ölüm nedenini “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendiren Adli Tıp Kurumu raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında da inceleme başlatıldığını açıkladı. Savcılığın otopsi video kaydının gönderilmesine ilişkin üç ayrı talebine önce kaydın bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra 18 Ağustos 2026’da kaydın mevcut olduğunun bildirilerek savcılığa gönderildiği belirtildi. İlgili Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta “resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma yürütülüyor.
 
Denizolgun’un mezarı, gerçek ölüm sebebinin yeniden araştırılması amacıyla alınan fethi kabir kararı doğrultusunda 19 Ağustos’ta açılmış, alınan örnekler incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderilmişti.
 
Başsavcılık; fethi kabir işlemi, HTS kayıtları, Riva Polis Merkezi kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar, tereke dosyasındaki belgeler, devam eden ifadeler ve toplanacak diğer deliller doğrultusunda soruşturmanın genişletilerek sürdürüleceğini bildirdi.
 
Not: Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında yürütülen işlem bir soruşturmadır. Bu aşamada haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmamaktadır.
 
Kaynak: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Anadolu Ajansı, Bianet, Euronews
Derleme: OGÜNhaber GPT
Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları