Tıpkı böyle seslenmişti şehit lider, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazcıoğlu. Ülkemizle ilgili hayalleri, hedefleri vardı. Ama maalesef ki aramızdan çok erken ayrıldı. Ben de bu yazımda onu yâd etmek adına önce benim de her cümlesine katıldığım hayallerini; akabinde de naçizane kendi eklemelerimi paylaşacağım.
Çok klişe bir sözdür ama doğrudur: "İçinde bulunduğumuz çağ; bilgi çağı". Saliseler içerisinde sayısız bilgiye ulaşıyor, erişiyoruz. Peki bu yeterli mi? Yani sadece bilmek yetiyor mu?
Uzun zamandır sosyal medyada Ukrayna'daki savaşla ilgili olumlu veya olumsuz pek çok paylaşıma şahit oluyorum, oluyoruz. Bu yazımı yazmamdaki amaç Rusya – Ukrayna savaşını yorumlamak değil, bu olaylar üzerinden yapılan tartışmalara bir eleştirimi dile getirmektir.
Zaman zaman hepimiz karşımızdaki kişi veya kişilerle olan iletişimimizdeki olumsuzluklardan dolayı kırgınlık veya küskünlükler yaşarız. Önemli olan bu olayın şiddeti ve bu küskünlük veya kırgınlığın ne kadar süreceğidir.
Halk arasında çok kullanılan ama uygulamaya pek geçmeyen bir sözdür "İşi kitabına göre yapmak". Bize her işin bir usulünün, adabının olduğunu anlatmak ister aslında. Dünyada da bu böyle mi bilmem ama bir ülkece bu düsturdan giderek uzaklaşıyoruz…
Engelliler, sosyal hayata katılırken birçok zorlukla karşılaşıyor. Eğitim hayatı, iş hayatı, sosyal ilişkiler, ikili ilişkiler derken toplumun birçok alanında muhtelif problemlerle, ayrımcılıklarla karşı karşıya kalıyoruz. Peki bu engeller bizim engelli olmamızdan kaynaklı mı, yoksa bizler engelleniyor muyuz?
Her yazımda mutlaka gençlik konusuna değiniyorum. Akıllara "Bu adamın gençlikle derdi ne?" sorusu gelebilir. Siz sormadan ben cevaplayayım: Derdim; hem gençler, hem yetişkinler tarafından gençliğin değerinin anlaşılması…