Yapay zekânın yapay dünyasında iyi ki hâlâ ve daima ölüm var!
“Fransa'da yüzlerce markete siber saldırı:
Donmuş ürünler uzaktan çözdürüldü, taze sebzeler bozuldu…”
Saldırıya uğrayan supermarket zincirinin birinin CEO’sunun attığı tweet şöyle:
“Örneğine şahit olunmamış bir saldırı…
Fransızların gıda tedariki ve taze ürünlerin korunması açısından hayati öneme sahip ekipmanların hedef alınması son derece ciddi ve daha önce görülmemiş bir durum!
Bu kabul edilemez."
Daha bunlar nedir ki… Emin olun gerisi gerisinde!
Şükredelim ki devasa barajların kapakları açılmıyor, hayatı ehemmiyete sahip soğuk zincirde saklanan ilaçların elektrikleri kesilmiyor, yapay zekaya teslim edilen araçların fren sistemi boşalmıyor!
Ama bunların olmaması, olmayacak olması demek değil!
Yapay zekayı/Siber dünyayı var eden insanlar, emin olun bu kabiliyetlerini kötüye kullanma konusunda çok istekli olabilecek bir şehvete sahipler!
Sadece bu da değil; ya yapay zekanın yapay beyni karışırsa? O zaman ne yapabileceğiz?
Olmaz demeyin; bal gibi oluyor.
Geçen gün bir kardeşim bahsetti:
“Formula-1 yarışları var. Araçlar artık öyle dijitalize oldu ki; kimi anlarda kullanan pilotların inisiyatifleri neredeyse sıfır.
Yağmurlu havada başlayan yarışta pistin bir bölgesinde sağanak yağış bir bölgesinde su birikintisi, başka bir bölgesinde ise pist kuruması oluşunca araçların zekâsı şaşırıp kaldı ve bir anda ne yapacaklarını şaşırarak yavaşlamak/hızlanmak veya durmak konusunda kararsız kalıp kendilerini korumaya aldılar.
Bu yüzden kırmızı bayrakla yarış durdurulmak zorunda kaldı…”
Bu örnekten de hareketle soralım o halde:
Ne oldu Hanımlar/Beyler!
Korktunuz mu?
Komşunuza veya görenlere hava attığınız en son model ve kendi kendine gitmesiyle gururlandığınız o lüks aracınızın sizi esir almasından veya kontrolünüzden çıkmasından korktunuz mu?
Yoksa neredeyse vitese girerken gacırdayan araçlara ve mahalle bakkallarına keşke geri dönsek mi diyecek oldunuz?
Olmadınız biliyorum ama emin olun olacağımız günler çok yakın!
Göreceksiniz; 90’lı yılların bilim-kurgu filmlerinde veya Kara Şimşek gibi iyi yanlarıyla sevimlileştiren dizilerde hayat kurtaran araçların hayatlara mal olduğunu, sahibine hayatı zehir ettiğini ve ölüm kustuğunu hep birlikte göreceksiniz!
Siber silahlar…
Ne kadar ilerlettik veya ne kadar çeşitliliğe sahibiz diye bir gurur vesilesi.
Sadece ülkemiz için söylemiyorum ha; bütün dünya için geçerli bu tespitim.
Ama yarın-birgün yapay zekâ ve siberizasyonun detaylarına daha vakıf olanların senin silahınla seni vurmayacağı ne malum!
Hadi birimiz çıkıp da “yok be yani/öyle bir dünya yok desin” de göreyim!
Diyelim ki, bir dron veya SİHA’yı uçurdun; düşman mevzilerine programladın ve gönderdin. Daha havadayken, birilerinin, o silahların beynine girip gerisin geriye döndürmeyeceğini ve seni vurmayacağını kim bilebilir?
Ama tüm bunlara rağmen değişmeyen bir gerçek var:
İnsanoğlunun yeme-içme aktivitesi…
İşte en büyü korkum da bu; yapay zekanın/dijitalizasyonun vuracağı en büyük darbe de buradan olacak! Hem doğrudan hem de dolaylı etkisiyle…
Açlık-susuzluk korkusu hele bir baş göstersin de işte o zaman seyreyleyin siz kargaşa/kaos ve insanların birbirini yercesine yiyecek peşinde koşmasını!
Ya düşünebiliyor musunuz; yapay zeka ile dünyayı bilim-kurgusal bir dünya yapmaya çalışanlar, kendilerini yapay zekanın tehlikesinden korumak için korunaklı bölgelerde veya yeraltında yapay şehirler/yerleşim merkezleri oluşturuyorlar.
Çelişkinin bini bir para ama göreceğiz ki bu da çare olmayıp; muhtemel ve öngörülmeyecek kadar sert tehlikelerden, o korunaklarında onlar da korunamayacaklar…
Neyse, bu konuda daha fazla ne konuşmak ne de yazmak istiyorum.
Çünkü düşündükçe ürküyor, ürktükçe düşünüyor ve derin bir kısırdöngüye giriyorum!
Beni ayakta tutan sadece Allah inancım/dünyanın faniliği ve biz insanların ölümlü oluşu!
Son tahlilde ya açlıktan, ya ölümcülleşen yapay zekadan veya bir kalp krizinden ama önü-sonu mutlaka ölecek olmamız belki garip gelecek ama beni rahatlatıyor…
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.