Daha evvel de yazmıştım ve bugün vakti geldi gibi gözüküyor.
Suriye'ye geniş kapsamlı bir kara harekâtı öngörüyorum demiştim ve halen de arkasındayım, hatta işaretleri çok belirgin.
Peki neden gerekli?
Gerekli çünkü Suriye içinde halen terörist unsurlar var.
Başta İran fitnesi ile hareket eden Haşdi Şabi, Şebbiha, Hizbullah gibi örgütler ve elbette görmedikleri yatak kalmayan SDG, yani PKK artıkları.
Şu an ağırlıklı olarak İsrail ile çok haşır olan PKK kalıntıları, Suriye’nin toprak bütünlüğü için zaten bir tehdit olduğu gibi, ülkemiz için de ezeli bir tehlike.
İşin içine bir de eski Esetçi kalıntıları girince, zaten başka bir seçenek yok.
Eğer ki, huzurlu ve barış içinde bir Suriye istiyor isek, geniş kapsamlı ve katılımlı bir kara harekâtı şart.
Devrim çok hızlı gerçekleşti.
Hain ve terörist unsurları bulup derdest etmek için gereken hassasiyet gösterilmedi, çok yerde, çok şey, çok hızlı gelişti.
Ancak bu temizlenme yapılmazsa, Suriye asla istikrarı yakalayamayacaktır.
Öyle ya da böyle, Suriye tarihte olduğu gibi, bugün de bizim parçamız.
Ancak, huzurlu, güvenli, istikrarlı bir Suriye ile ileriye dönük planlamalar yapılabilir, yatırımlar yapılabilir.
Bir nevi geleceğe yönelik yatırım olarak görmek lazımdır.
...
Suriye konusunda bir yalnızız ve karar verici tek merciiz.
Zira ABD çekilmekte, Rusya çekildi, Avrupa ve İngiltere’nin ise bu aralar Sam Amcaları ile çok büyük sorunları var, yani kendilerine dahi faydaları yok.
Peki tüm bunlar sıcağı sıcağına yaşanıyor iken, biz milletçe neye maruz bırakılıyoruz?
Karadeniz’li bir inşaatçının yalanlar dolu hayat hikayesi, geçmişi ve planladığı kariyer hedeflerinin tartışması ile.
Halka hizmet etmeleri için seçilen bazılarının, sadece bir sene içinde, seçildikleri belediyeleri soyup soğana çevirmeleri ile.
Yani, dünya nerede, biz neredeyiz.
Yeni Dünya düzeni oluşturuluyorken, tüm dünya da, Türkiye yi bu oluşturan güçlerden biri olarak görüyor iken, elimize tarihi bir fırsat geçmişken, meşgul edildiğimiz konulara bir bakar mısınız.
Avrupa elimize düşmüş, ABD tam bir kargaşa, ana biz bir kişinin diplomasını tartışıyoruz.
El insaf yahu.
Ancak bu konuda, ben de devleti anlayabilmiş değilim.
Madem, belli ki, bu diploma baştan aşağı şaibe ve hileli, iptal et gitsin, bu iş de bitsin, bu millet de artık bir rahat etsin.
Konumuza geri dönecek olursak...
Türkiye, Suriye’de belirleyici güçtür, hatta belirleyici tek güçtür.
İstikrarlı yarınlar için, refah ve huzur dolu bir gelecek için, evet, geniş kapsamlı ve katılımlı (Milli Suriye Ordusu), bir kara harekatı şarttır ve de öngörülendir.
Evet, İmralı’daki bir çağrı yapmıştır.
Çağrı önkoşulsuz, açık ve nettir.
Buna uymak kendi menfaatleri icabıdır.
Aksi taktirde, günah bizden gitmiştir ve de çelik yumruk, acımasızca enselerine iner!
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam