Avrupa'da korku dağları aştı

Trump iş başı yaptığı günden beri, tam bir serseri mayın misali.
Nereye değse infilak edecek, bu sebepten ötürü, hiç kimse, kendisine hulul etmesini istemiyor, ancak o herkese salça olma derdinde.
Tamam kendi ülkende, sana vaktiyle hasımlık yapanlardan intikamını al.
Buna kimse bir şey demiyor.
Ancak aklına gelen her yere sahip olmayı istemek, topuzun kantarını bayağı bir kaçırmak demektir.

Hele ki o Zelensky’e yapılan diplomatik fecaat?

Evet, devlet adamı değilsin, de hiç mi aile terbiyesi almadın be adam?
Davet ettiğin misafire, yanına jokerini de alıp, dünyanın gözü önünde ezmek nedir?
Neyse, Trump dır, ne yaparsa yeridir, demekten başka seçeneğimiz yok.
Zelensky ise bugünleri öngörüleri mi acaba?
“ABD’nin düşmanı olmak tehlikelidir, ama dostu olmak ölümcüldür” sözünü hiç mi duymadı acaba?
Hele ki bunu söyleyen, dindaşı Henry Kisinger ise...
Hiç mi tarih bilgisi yoktu?
ABD hangi ülke ile lider ile gurup ile dostluk kurmuş, yola çıkmış, sonra da satmamış?

Ancak, Trump’ın bu tutumu, Avrupa’yı derin bir şoka soktu, hatta şoktan dondu kaldılar.

Öyle ya, Sam amcaları artık onları korumayacağını, askeri mevcudunu geri çekeceğini açıkladı.
Avrupa açısından, yandı gülüm keten helva.
Hiçbirinin ordusu, ülkelerini ciddi manada savunacak durumda değil.
Asker sorunları var, silah, teknoloji, mühimmat sorunları var, ve de göbekten ABD ye dayalılar.

Alman Genel Kurmay Başkanı şöyle demişti;
Bir savaş durumunda, savaş kabiliyeti olan ancak bir tümen çıkartabiliriz.
Kaldı ki, çoğu AB ülkesinin ordusu, on yıllardır savaş görmemiş.
Gittikleri misyonlarda hep ABD ordusunun arkasına sığınmış, NATO gücüne güvenmiş.

Halbuki Türk Silahlı Kuvvetleri, en az 40 yıldır savaşıyor ve tecrübesi önemli.

Ha, bu ara NATO demişken...
ABD içinde, NATO’dan ayrılma taraftarları gün geçtikçe kalabalıklaşıyor.
Bunların içinde, sanırım en büyük etken Elon Musk!
Ancak AB içinde de de NATO’nun gerekliliği ve alternatifleri, epeydir yüksek sesle konuşulmakta.
AB şimdi mevcut durumu düşünüyor ve tabiiki de, kendini kime korutucağına.
Rusya, onlar için halen çok reel bir tehdit.
Ellerinde aslında pek bir seçenek de yok.

Türkiye onlar için neredeyse tek seçenek.

Ama nasıl olacak bu iş?
Her fırsatta bize ukalaca parmak sallayıp hakir gören, 50 yıldır tam üyelik için hiçbir adım atmayan, Türkiye’nin önüne sürekli engel koyan AB, bugün hangi suret ile böyle bir şey isteyebilir?

Nedense aklıma şu Atasözü geldi;
“Keser döner sap döner gün gelir hesap döner.”
Bir de; “Sabah yediğin hurmalar, akşam mideni tırmalar.”

Aslında durum gayet net.
Alman ordusu, küçük Kuvvetler ile değişik BM, NATO misyonlarına iştirak etmiştir.
En son Afganistan da, boynunun ölçüsünü aşmış, ABD ordusu ile birlikte çekip gitmiştir, hem de çok rezil bir çekilme ile.
Fransa ise meşhur Lejyonlarının dışında pek bir savaş tecrübesi olmamaktadır.
Portekiz, İspanya, İtalya, vs için de bu aynen geçerli.

Hepsi bugüne kadar hep Sam Amcanın ordusuna güvendiler, NATO ya güvendiler.

Ama işte şimdi, o güvendikleri dağlara, birer birer kar yağmaya başladı.
Önümüzdeki haftalar çok şeye gebe, o belli.



Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam

OGÜNhaber