Japonya'da 10 yıllık tahvil faizi 30 yıl sonra ilk kez yüzde 3'ü gördü. Tahvil faizlerindeki sert yükseliş, yatırımcıların ülkenin yarı iletkenler ve yapay zeka gibi alanlara yatırımları artırma hedefini nasıl dengeleyeceğine ilişkin şüphelerini ortaya koydu.

Japonya'da 10 yıllık tahvil faizi 30 yıl sonra ilk kez yüzde 3'ü gördü

Japonya'nın gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil getirisi, enflasyon, mali sağlık ve merkez bankasının faizleri daha hızlı artırması yönündeki artan baskıya ilişkin yatırımcı endişeleri nedeniyle salı günü Eylül 1996'dan bu yana ilk kez yüzde 3'e yükseldi.

Orta Doğu krizinin küresel olarak enflasyon korkularını körüklemesi ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımlarını hızlandırması yönündeki baskılarla birlikte, getiriler Japon devlet tahvili eğrisinde tarihi seviyelere sıçradı.

Bu durum, son günlerde yerel basında Japonya'nın bakanlıklarının ve kurumlarının muhtemelen gelecek mali yıl için kaydedilen en büyük başlangıç ​​bütçesi talebi yaptığını iddia eden haberlerle hızlandı.

İki yıllık tahvil faizi 31 yılın en yüksek seviyesinde
Öte yandan kısa vadeli tahvillerde beş yıllık faiz, yüzde 2,265 ile rekor seviyeye yükseldi. İki yıllık tahvil faizi de piyasaların Japonya Merkez Bankası’nın bu ayki toplantısında faiz artıracağına neredeyse kesin gözüyle bakmasıyla yüzde 1,795’e çıkarak 31 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Yarı iletkenler ve yapay zeka gibi stratejik alanlara yatırımlar artıyor
Reuters'ın analizine göre tahvil faizlerindeki sert yükseliş, yatırımcıların Başbakan Sanae Takaichi’nin mali disiplini korurken yarı iletkenler ve yapay zeka gibi stratejik alanlara yatırımları artırma hedefini nasıl dengeleyeceğine ilişkin şüphelerini ortaya koyuyor.

Tokyo’daki BNP Asset Management’ın kıdemli sabit getirili menkul kıymetler stratejisti Ryutaro Kimura, konuya yönelik değerlendirmesinde “Faizlerde bugüne kadar yaşanan yükseliş, tahvil piyasasının bir ölçüde mali genişlemeye karşı uyarı sinyali verdiğini gösteriyor” dedi.

Kimura, “Tahvil piyasası açısından bakıldığında, faizlerin yükselmesine ilişkin artık bir tür kabulleniş duygusunun oluştuğunu düşünüyorum. Bu kabullenişte çaresizlik de var” ifadelerini kullandı.
OGÜNhaber