Bilim insanları, Kuzey Amerika'nın batı kıyıları açıklarında Juan de Fuca levhasının kademeli olarak parçalandığını belirledi. Keşif, büyük depremlerin anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
ABD ve Kanada'dan bilim insanlarının yürüttüğü araştırma, Pasifik Okyanusu'nun kuzeydoğusunda yer alan Juan de Fuca levhasının parçalanma sürecinde olduğunu ortaya koydu. Deniz tabanından elde edilen sismik görüntüler, levhada yaklaşık 75 kilometre uzunluğunda bir yırtılma bulunduğunu gösterdi. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, Cascadia dalma-batma bölgesindeki büyük depremlerin nasıl gelişebileceğini anlamak açısından yeni veriler sunuyor.
Pasifik Okyanusu'nun kuzeydoğusunda, Kuzey Amerika'nın batı kıyıları açıklarında yürütülen araştırma, Juan de Fuca tektonik levhasının kademeli olarak parçalandığını ortaya çıkardı. Bilim insanları, okyanus tabanının altındaki büyük kırılmaları tespit ederek Cascadia dalma-batma bölgesinin jeolojik yapısına ilişkin önemli bulgular elde etti.
24 Eylül 2025'te Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, tektonik levhaların yalnızca birbirlerinin altına dalmadığını, aynı zamanda kendi içlerinde parçalanarak yeni levha sınırları oluşturabildiğini gösterdi.
Okyanus tabanında 75 kilometrelik yırtılma tespit edildi
Louisiana Eyalet Üniversitesi, Columbia Üniversitesi ve diğer araştırma kurumlarından bilim insanlarının katıldığı çalışmada, Vancouver Adası açıklarında Juan de Fuca ve Explorer levhalarının Kuzey Amerika levhasının altına doğru ilerlediği bölge incelendi.
Araştırmacılar, 2021 yılında gerçekleştirilen Cascadia Sismik Görüntüleme Deneyi kapsamında toplanan verilerden yararlandı.
Araştırma gemisinden gönderilen ses dalgalarının deniz tabanının altındaki jeolojik katmanlardan yansımasıyla elde edilen görüntüler, levhada büyük kırılmalar bulunduğunu ortaya koydu.
İncelemelerde yaklaşık 75 kilometre boyunca uzanan bir yırtılma belirlendi. Bazı bölgelerde levhanın kırılan bölümleri arasında yaklaşık 5 kilometrelik düşey yer değiştirme tespit edildi.
Deprem kayıtları da bu yapıyı destekledi. Kırılmanın bazı kesimlerinde sismik hareketlilik devam ederken diğer bölümlerde belirgin bir durgunluk gözlendi.
Tektonik levha tek seferde değil, aşamalı olarak parçalanıyor
Araştırmanın başyazarı Brandon Shuck ve çalışma arkadaşları, elde edilen bulguların dalma-batma sistemlerinin nasıl sona erdiğini anlamaya yardımcı olduğunu belirtti.
Bilim insanlarına göre Juan de Fuca levhasının kuzey kesimindeki parçalanma, tek bir büyük kırılma şeklinde gerçekleşmiyor.
Levhanın bazı bölümleri zaman içinde birbirinden ayrılırken komşu kesimlerde Kuzey Amerika levhasının altına doğru hareket devam ediyor.
Bu süreç sonucunda küçük tektonik levha parçaları oluşabiliyor ve mevcut levha sınırları yeniden şekillenebiliyor.
Araştırmacılar, söz konusu jeolojik değişimin milyonlarca yıla yayıldığını vurguluyor.
Cascadia bölgesinde 9 büyüklüğünde deprem tehlikesi bulunuyor
Keşfin dikkat çekmesinin başlıca nedenlerinden biri, Juan de Fuca levhasının Cascadia dalma-batma bölgesinin önemli bir parçasını oluşturması.
Kanada'nın Vancouver Adası açıklarından ABD'nin kuzey Kaliforniya kıyılarına kadar uzanan bu bölge, dünyanın büyük depremler üretebilen tektonik alanları arasında bulunuyor.
Cascadia'da okyanusal levhaların Kuzey Amerika levhasının altına dalması sırasında biriken gerilim, geçmişte yaklaşık 9 büyüklüğünde depremlere neden oldu.
Bölgede bilinen son büyük deprem 26 Ocak 1700 tarihinde meydana geldi. Bu olayın oluşturduğu tsunami, Pasifik Okyanusu'nu aşarak Japonya kıyılarına ulaştı.
Bilim insanları, gelecekte Cascadia bölgesinde yeniden çok büyük bir deprem ve tsunami meydana gelmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.
Ancak Juan de Fuca levhasındaki yeni tanımlanan yırtılmanın 9 büyüklüğündeki bir depremin gerçekleşme olasılığını artırdığı bilimsel olarak gösterilmiş değil.
Araştırmanın asıl önemi, levha içindeki kırılmaların gelecekteki depremlerin hangi alanlara yayılabileceğini anlamaya yardımcı olabilecek olması.
Volkanik faaliyetlerle ilişkisi araştırılıyor
Dalma-batma bölgeleri, deprem üretmelerinin yanı sıra volkanik faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynuyor.
Tektonik levhaların hareketleri, yerin derinliklerindeki sıcaklık, basınç ve eriyik kayaç oluşumu süreçlerini etkileyebiliyor.
Araştırmacılar, dalma-batma sistemlerinin kademeli olarak parçalanmasının geçmişte farklı bölgelerde görülen bazı volkanik faaliyetlerin ve eski levha kalıntılarının açıklanmasına katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte Juan de Fuca levhasındaki yeni tespit edilen yırtılmanın yakın gelecekte belirli bir yanardağda patlamaya yol açacağına ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Deprem araştırmalarında yeni veriler sağlayacak
Bilim insanları, araştırma kapsamında elde edilen yüksek çözünürlüklü sismik görüntülerin Cascadia bölgesindeki deprem davranışlarını açıklamaya yardımcı olacağını belirtiyor.
Özellikle levhadaki kırılmaların büyük depremler sırasında fay boyunca ilerleyen hareketi durdurup durduramayacağı veya farklı bölgelere yönlendirip yönlendiremeyeceği araştırılıyor.
Uzmanlara göre keşif, tektonik levhaların sanıldığı kadar bütüncül yapılar olmadığını ve dalma-batma sistemlerinin zaman içerisinde karmaşık biçimlerde değişebildiğini gösteriyor.
Bulgular, deprem tehlikesine ilişkin mevcut değerlendirmelerde ani bir değişiklik yaratmasa da uzun vadede daha ayrıntılı sismik tehlike modellerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Kaynak: Science Advances, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Louisiana Eyalet Üniversitesi, Columbia Üniversitesi
Derleme: OGÜNhaber GPT