ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırı ihtimali Orta Doğu’da dengeleri hareketlendirdi. Suudi Arabistan petrol üretimini artırma kararı alırken, Hizbullah “sınırlı saldırıya müdahale etmeyiz” mesajı verdi. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Hindistan Başbakanı Modi ile yaptığı konuşma ise bölgesel diplomasi açısından dikkat çekti.

Körfez’de gerilim yükseliyor: 'Suudi Arabistan Petrolü Artırdı, Hizbullah’tan Sınırlı Müdahale Mesajı'

ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyon düzenleyebileceği yönündeki beklentiler artarken, bölge ülkeleri olası senaryolara karşı pozisyon almaya başladı.

Suudi Arabistan, Washington yönetiminin İran’a yönelik bir saldırısının Orta Doğu’nun petrol arzını sekteye uğratabileceği ihtimaline karşı üretim ve ihracat kapasitesini artırma kararı aldı. Küresel enerji piyasalarında dalgalanma riskine karşı alınan bu önlem, petrol fiyatlarının jeopolitik gelişmelere duyarlılığını bir kez daha gündeme taşıdı.

Lübnan merkezli Hizbullah ise AFP’ye yaptığı açıklamada dikkat çeken bir tutum sergiledi. Açıklamada, ABD’nin İran’a karşı “sınırlı” saldırılar düzenlemesi halinde askeri müdahalede bulunulmayacağı belirtildi. Ancak İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik herhangi bir zarar verilmesi durumunda bunun “kırmızı çizgi” olarak değerlendirileceği vurgulandı. Bu açıklama, Tahran’ın bölgesel müttefiklerinin olası bir çatışmada nasıl konumlanacağına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Öte yandan Benjamin Netanyahu’nun, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile İsrail Meclisi’nde gerçekleştirdiği görüşme sırasında yaptığı tarihi atıflar da dikkat çekti. Netanyahu, Birinci Dünya Savaşı döneminde Hayfa’nın kurtuluşu sırasında İngiliz Ordusu bünyesindeki Yahudi savaşçılar ile İranlı ve Hintli askerlerin rolüne vurgu yaptı. Açıklamalar, İsrail-Hindistan ilişkilerinin tarihsel arka planına işaret ederken, bölgedeki diplomatik dengeler açısından da yorumlandı.

Uzmanlar, enerji arz güvenliği, askeri hareketlilik ve diplomatik mesajların aynı döneme denk gelmesinin Orta Doğu’da yeni bir kırılma ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor. Olası bir ABD-İran geriliminin yalnızca askeri değil, ekonomik ve siyasi sonuçlar da doğurabileceği ifade ediliyor.
OGÜNhaber